“Die, My Love” Filmi Üzerine Psikodinamik Bakış

Bu yazıda yönetmenliğini Lynne Ramsay’in yaptığı “Die, My Love” filmi psikodinamik açıdan ele alınacaktır. Özellikle kadın karakterin ruhsallığı üzerine odaklanılacaktır.

Filmin açılış sahnesinde bir eve yeni taşınan çiftin diyaloglarına kulak misafiri oluruz. Evin içi oldukça dağınık, yıpranmış ve eski gözükmektedir. Ana karakter Grace, partneri galiba fare var dediğinde bir kedi almalıyız der. İki büklüm olup gövdesini ve kollarını zemine doğru sarkıttığı bir hareket yapar. Bu hareket sanki söze gelemeyen bir takım duyguların bedensel gösterimi, bir yandan da duyguları düzenleme girişimidir. Gövdesini taşımakta zorlanan karakter aslında duygularını taşıyamamakta ve bedenden taşmaktadır.

Ne var ki ilerleyen sahnelerde hali hazırda bebeğine bakım vermekte zorlanan anneye ekstra yük olabileceği gerçeğini ihmal eden partner eve bir köpek getirir. İhtiyaçları olan, bakıma muhtaç ve sürekli havlayan bir canlının eve gelmesiyle Grace’in öfkesi kabarır, mürekkep lekesine karışan süt damlası gibi iç dünya ve dış dünyanın sınırları git gide belirsizleşir. Savunmaların çökmeye başladığının bir işaretidir bu. Köpeğe yönelik saldırganlık neredeyse hiçbir düzenlemeye uğramadan köpek gibi dişlerini göstererek, havlayarak, hırlayarak ilkel haliyle bedensel olarak gösterilir. Sanki köpekle özdeşim kurulur. Köpek bir yandan ihtiyaçlarıyla bir ötekine bağımlı olmanın bir yandan da bu ihtiyaçların karşılanmadığının hatırlatıcısıdır. Grace’in bir zamanlar çocuk olup ebeveynlerinin bakımına, ilgisine bağımlı olması ve belki de yeterince iyi annelikle karşılaşmaması gibi.

Eve giriş sahnesinin ardından yüksek tempolu bir müzik eşliğinde yanıp tutuşan bir orman izleriz. Film aynı ormanla sonlanır. Orman bir bakıma karakterin ruhsallığında bilinçdışı olanın mekânsal temsilidir. Psikanalitik açıdan orman bilinçdışındaki duyguları, arzuları, dürtüleri, çatışmaları yani bastırılanları temsil eder. Ateşler içinde yanan bir orman regüle edilemeyen, ego tarafından düzenlenemeyen bir id alanının simgesidir. Filmin başında iç dünya zaten yanmaktadır. Hemen ardından gelen taşkın agresif cinsellik, dürtülerin boşalım sahnesi olarak okunabilir. Filmin sonunda da aynı yanan ormana çıplak şekilde ilerleyen Grace’e tanık oluruz. Artık savunmalar çökmüş

Annelik süreci Grace’in ilkel çatışmalarını sanki yeniden aktive etmiştir. Grace anneliği yıkıcı, benliği parçalayıcı bir deneyim olarak yaşantılamaktadır. Karakter film boyunca çeşitli algısal çarpıtmalar, zaman ve mekan kaymaları deneyimler. Gerçeklik algısının zayıfladığı anlarda halüsinasyonlar devreye girer. Halüsinasyonların içinde sık yer alan biri vardır; partnerinin babası Harry. Gerçeklikten kaymalar aslında doğum sonrası başlayan bir durum değildir. Filmde ilk olarak Grace’in hamilelik esnasında ev partisinde yaşadığı bir gerçeklikten kopmaya tanık oluruz. Partnerinin annesi dahil başka pek çok kişinin olduğu partide, oldukça yaşlı olan Harry’nin elleri titrer ve ayakkabısını bağlamakta zorlanır. Karakterin bu gerçekliğin yerine koyduğu kendi gerçekliği ise şu şekildedir; onun yanına gider, ayakkabısını bağlar, ona gülümser ve Harry ona yan taraftaki kadınların konuşmasından ne kadar bunaldığını ve mutsuzluğunu gösteren bir mimik yapar, Grace de aynı mimiği abartarak karşılık verir, Harry de bu defa “onlar deliler” anlamına gelebilecek bir el jesti yapar ve karakter de aynısını yapar. Grace aslında kendi duygularını Harry’e yansıtmıştır. Birbirlerinin ne hissettiğini anlayan hayatlarındaki tek kişi gibidirler bu sahnede. Grace’in belki kendini yakın hissettiği kişi Harry’di. İç dünyasında hislerine eşlik eden, kapsayan; dış gerçeklikte Harry’nin taşkın öfkesiyle bir yandan benzerlik kurduğu kişiydi. Bir gece yarısı uyanıp Harry’nin ormana doğru yürüdüğünü görünce peşinden gider ve bebeğin cinsiyeti hakkında konuşurlar. Konuşma dansa evrilir. Ardından siyahlar içinde giyinen Grace ve partnerini gördüğümüzde anlarız ki Harry vefat etmiştir, cinsiyet tahminin doğru çıktığını göremeyecektir. Grace hastanede kaldığı dönemde yatağın baş ucunda, kendi gerçekliğinde var ettiği kişi Harry’dir. Dağıldığı süreçte yanı başında olmasını istediği Harry kapsayıcı ve destekleyici bir tutumla hiçbir şey yapmana gerek yok , eğer istediğin buysa der. Karşılık olarak Grace herkes seni özlüyor der, aslında kendi özleminden bahseder.

Annelik süreci aynı zamanda bireyin kendi çocukluk dönemini, annesiyle olan ilişkisini, bu ilişkideki çatışmaları tekrar gün yüzüne çıkaran bir dönemdir. Grace doktor görüşmesinde belki de hayatının ilk anılardan biri olan üç yaşındaki bir anısını anlatır. Deniz kenarında anne babasının kitap okuduğu veya uyuyakaldığı esnada on yaşlarında bir kız yanına gelmiştir. Beraber bir süre yürüyüp içecek almışlardır. Anlaşılan ebeveynlerinin Grace’in kaybolduğunu fark etmesi zaman almıştır. Grace, anne babasını tekrar gördüğünde aklından geçen tek düşünce “Keşke size ait olmasaydım” olur. Bu düşünce önemli bir düşüncedir, çünkü Grace on yaşlarında her iki ebeveynini uçak kazasında kaybetmesiyle sanki bu düşünce gerçeğe dönüşmüştür. Anne babası artık yoktur ve bir çocuk olarak onlara ait değildir. Sanki dileği gerçek olmuştur ve geriye bunu dilemenin suçluluğu kalmıştır. Bu anı hem erken dönem yaşantılarda ebeveyn ihmalini hem de Grace’in ebeveynlerinin ölümüne dair taşıdığı bir suçluluk olup olmadığını düşündürür. Hastanede geçen bir diğer sahnede Harry ona uykusunda sürekli özür dilediğini, neden özür dilediğini sorar. Bu özür belki de bu suçlulukla ilgilidir.

Oldukça desteğe ihtiyaç duyulan anne olma sürecinde Grace’in yalnız kaldığını görürüz. Herhangi bir arkadaşı yoktur, eve ziyarete gelen kimse yoktur. Etrafı ormanla çevrili evde bebeğiyle saatlerce yalnızdır. Bugünlerin birinde bir motosikletli yalnızlığı böler. Evin etrafında dolaşan ve Grace’i izleyen daha sonrasında onu arzulayan kişi düşlemdedir. Grace kendini tekrar ilgilenilen, arzu edilen biri yapmıştır.

ne olanın kendi bebekliği ve annesiyle ilişkisi, bebekle birlikte anne yeniden doğar. anne olma deneyiminde birey kendi bebekliğine geri çağrılır, geriler. Bireyin kendi annesiyle olan ilişkisinde çözülmemiş meseleler, bebeğiyle ilişkisinde kendini yeniden sahneler. Bu tekrar Grace için bebeğini ihmali yeniden yaratır. Bebeğin uyuması gereken bir saatte onu ayakta tutmak da bir ihmaldir, evde tek başına bırakmak da.

Bakım verenlerinin nesne temsilleri ve onlarla ilişkide kendilik temsili canlanır. içselleştirilmiş anne . eğer bu dönemde bebek ihtiyaçlarına eşduyumla karşılık veren tutarlı bir ilgiye,

Grace’in regüle edilmemiş, ilgilenilmemiş, ihmal edilmiş kendilik parçaları yeniden aktive olmuştur. yani regüle edilmemiş ihmal edilmiş . kendi bebeği de kendi kendilik parçasını bilinçdışı şekilde çocuğuna yansıtır. çocuk artık bu tarafın taşıyıcısı olur, ihmal edilen kendisi değildir

köpeği öldürmesi kendi parçasını köpekte görmeye dayanamaz ve köpeği vurur yani susturur. o kadar inlemesine rağmen köpekle kimse ilgilenmemiştir veterinere götürülmemiştir ve acı içinde kıvranmaktadır. grace için bu dayanılmazdır, çünkü gece boyunca ağlayan köpek belki de gece boyunca ağlamalarına kimsenin gelmemiş olduğunu hatırlatmaktadır. köpeği yok etmek kendi içindeki bu tarafı yok etme uğraşıdır. Köpeğin gömülme sahnesinde yok etmenin suçluluğu kendini camdan fırlatarak yani kendine zarar vererek fiziksel acıya dönüştürülür.

bu ev etrafında orman arazinin uzandığı tenha bir yerde, bu evde yaşanan bir kayıp var, amca kendini öldürmüş bu evde, bu bilgiyi grace sonradan öğreniyor. intihar kendini yıkım kendine dönük yıkıcılık. evin için dağılan eşyalar temizlenmemiş mutfak gracein düzenlenemeyen iç dünyası karmaşa karmaşık duygular,

gerçek bir anne pastayı kendi yapardı der üzgün bir şekilde partnerin buna yanıtı hava sıcak bira ister misin. burada anneliğe dair duyguların konuşulamadığına tanık oluruz. filmin sonunda bir pasta yapar üzerine anne burada yazar ama evden de geri geri çıkar. bu bir ikilemi temsil eder.

Erken dönem yaşantıların izleri nesne seçimlerinde belirleyicidir. Bağlanma boyutları, kendilik ve nesne temsilleri ilk aylardan itibaren oluşmaya başlar. Grace’in partneri de ihmalkar bir nesnedir. Partnerin ihmal eden tarafı film boyunca çeşitli şekillerde ve ilişkilerde karşımıza çıkar. Grace’in duygu durumundaki savrulmaları, zorlanmaları görmezden gelir. Bu inkar en belirgin olarak kendi annesiyle yaptığı konuşmada ortaya çıkar. Annesi “Bebeğini alıp saatlerce ortadan kayboldu ve şimdi seninle konuşmuyor.” der. Jackson “Biraz zamana ihtiyacı var.” diye cevap verir. Annesi de “Hayır Jackson, o iyi değil.” der. Buna karşılık olarak Jackson, “İnsanlar bazen iyi olmaz.” der ve kabul etmek istemez. Ancak Grace’in kendine dönük yıkıcılığı uç boyutlara vardığında durumunu dikkate alır. Bebeğiyle ilişkisinde en görünür ihmal bebeği evde tek başına bırakmakla ilgili bir endişesi olmamasıdır. Baba olarak bakım verme sürecinde pek yoktur, geceleri uykusu bölünmez. Köpek kazadan sonra muhtemelen yaralıdır, inlemelerine rağmen ilgilenmez ve uykusu bölünmez.

bakım veren rolünde hep aynı kişiyi görürüz.

grace bir kedi gibi yürümesi kapsanması zor hayvansı vahşi ilkel tarafları.

Grace için sanki mastürbasyon haz arayışından çok kendini regüle etmenin bir yoludur. Keza köpeğin eve gelişiyle içinde yükselen, kabaran öfkeyi yatıştırmanın yolu da bu olmuştur. Bir bakıma ilkel bir kendi kendini tutma girişimidir. İlkeldir; çünkü söze ihtiyaç duymaz, simgesel değildir ve bedenseldir. Öfkenin bedensel boşalımıdır.

bıçakla bebeğe doğru koşma sahnesi ikirciklilik çiftdeğerlilik saldırgan nefret ve sevgi?

grace’in kaybı arzulanan nesne olarak partnerin gözünden anne kimliğine geçiş. partnerin onu anne olarak çağırması.

tanık oluruz.

camdan kendini atması, kendine zar

Filmde sık sık hem gerçeklikte hem Grace’in iç dünyasında var olan atları görürüz. At bir semboldür ve ortaya çıktığı anlar tesadüfi değildir. At ne tamamen yırtıcı ne tamamen evcil bir hayvandır, kas kütlesiyle güçlüdür, kontrol edilmezse tehlikelidir ve kolay durdurulamaz. Psikanalitik açıdan at ilkel dürtüleri, cinsel enerjiyi ve arzuları sembolize eder. Filmdeki siyah at, ego tarafından düzenlenemeyen saldırgan ve cinsel dürtülerin imgesidir. Cinsel gerilimin, bedensel uyarılmanın söze dönüşemeyen görselleşmiş halidir. Ormandaki siyah atın başında Grace’in yüzündeki gibi yaralar olması özdeşimi düşündürür.

Araba yolculuğunda bir ata çarparlar ve at tekrar ayağa kalkar koşar. Bu kazada Grace yara almazken sadece partnerin yaralanması ilginçtir.

yaslanılabilecek baba figürü

Filmin son sahnesi

Leave a comment